SUVAROV’UN ÇERKESSK’E ASILAN POSTERİ İNDİRİLDİ
Çerkessk’te, “Rusya Günü” için kurulan alana asılan Rus komutan Alexander Suvorov’un posteri kaldırıldı. Kaldırma işlemi, yerel bir politikacı olan Adler Türkmenov’un tepkisi sonrası gerçekleştirildi. Nogayların özne halklarından birini oluşturduğu cumhuriyette böyle bir afişin ortaya çıkması şaşkınlıkla karşılandı. Türkmenov, “Suvarov’un posterinin asılması, Karaçay halkını sınır dışı eden Stalin’in anıtının Çerkessk’e dikilmesi ya da Çeçen halkının infazcısı Ermolov’un Çeçenya’ya anıtının dikilmesi gibidir. Çünkü Suvorov benim mensubu olduğum Nogay halkımı fiilen yok eden kişidir” dedi.

Adler Türkmenov, Karaçay-Çerkes Ulusal Politikası bağlamında talihsiz portrenin arka planına dikkat çekerek karşı çıkıyor.
Suvorov’un Çerkessk’teki portresine duyulan kızgınlık, Moskova’da şiddetli tepkiye neden oldu. Türkmenov’un üyesi olduğu Adil Rusya Partisi’nin Merkez Konsey Başkanlığı öfkeli bir açıklama yaparak politikacıyı reddetti ve Rus komutan hakkındaki açıklamasını “milliyetçi” olarak nitelendirdi.
“Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti’nde, korkakça, sahte bir provokasyona yenik düşerek, Rusya’nın gurur duyduğu ve tüm dünyanın hayran olduğu, büyük, yenilmez Rus komutan Aleksandr Vasilyeviç Suvorov’a adanmış bir posteri söktüler… Bugün, bu güçler düşmanca davranmaktadır. Rus komutanların Kırım ve Kafkasya’da, Kuban’dan öteye püskürttükleri, şimdi ülkemize başkaldırıyorlar. Tarihi hafızaya ve Suvorov’un parlak ismine yapılan bu saldırı, ülkemizin birlik ve bütünlüğüne yapılan saldırının bir parçasıdır” denildi parti açıklamasında.
Tarihçi Mayrbek Vachagaev, Suvorov’un seferleri sonucunda sadece birkaç bin Nogay’ın hayatta kaldığını, pratikte tarihlerini yeniden ele almaya başlamak zorunda kaldıklarını söylüyor. 1783 yılı, Nogayların özellikle önemli kayıplara uğradığı zaman olarak öne çıkıyor. O tarihte sadece bir savaşta neredeyse on bin kişi hayatını kaybetmişti.
“Nogaylar çok geniş bir bölgede yaşıyorlardı: Volga’dan Kalmıkya sınırları ve neredeyse Anapa’ya kadar… Uzun süre tek bir yerde durmayıp göçebe yaşadılar. Suvorov’un “yakalanan tüm (Nogayları) yok etme görevine” bağlı olarak yürüttüğü kampanya dahilinde her yerde zulüm gördüler ve öldürüldüler. Aynı şey daha sonra Kalmıkya’da da oldu” diye açıklıyor zulmün boyutunu Vachagaev.
Tarihçi, “trajik olaylardan sonra, etkili Nogayların bir kısmı Adige saflarına katıldı. Bu nedenle, bugün kendilerini Adıge olarak gören ancak Nogay kökenlerini bilen birkaç aile vardır. Etnik grubun büyük bir kısmı hayatta kalmak için Osmanlı İmparatorluğu’na taşındı. Nogayların Türk kökenli olması ve dillerinin Türkçeye çok yakın olması bu durumu kolaylaştırdı.
2010 nüfus sayımında Rusya’da sadece 100 bin Nogay olduğu görülüyor. Çoğu Dağıstan’da yaşıyor, Stavropol Bölgesi, Karaçay-Çerkes, Çeçenya ve Astrahan Bölgesi’nde daha küçük topluluklar var. Ülke dışında, Orta Asya ve Türkiye’de önemli Nogay diasporaları var. İkinci grup , Osmanlı İmparatorluğu’na gitmek zorunda kalan muhacirlerin torunlarıdır .
“II. Catherine’in imparatorluk mahkemesinde, Nogay’ları Uralların ötesine yeniden yerleştirme planı bile vardı. 1760’ların sonlarında, II. Catherine Kalmık Hanı’na Nogay’lara karşı aktif eylemde bulunmasını emretti: Onları sadece zayıflatmak için değil, tamamen yok etmek için. Suvorov bu görevi en iyi(!) şekilde realize etti. 1783 yazında ve sonbaharındaki cezai seferlerinde, ne kadın, ne de çocuk ayırdı. Hatta askerlerine mermileri ziyan etmeme emri verdi ve esas olarak süngü hücumu ile hareket ettiler. Çeşitli tahminlere göre on binlerce Nogay öldü ve kalanlar Osmanlı İmparatorluğu sınırlarına geçti. Bu nedenle Suvorov, Nogay halkının tarihine bir cellat olarak geçti ” diyor Tarih Bilimleri Doktoru Said Muskhadzhiev.
Nogay’lara karşı askeri seferlerin doruk noktası, etnik grubun birçok temsilcisinin modern Ust-Labinsk yakınlarındaki Kermenchik yolunda Suvorov’un askerleri tarafından öldürüldüğü 1 Ekim 1783 trajedisiyle bilinir. Nogay halkının Anma ve Keder Günü olarak kabul edilen bu tarihtir.
Yas tutan Nogaylar için katliam olan tarih, Rus tarihçiliğinde gelenekleştiği gibi “isyanın bastırılması” olarak adlandırılıyor.
Suvorov’un Kuban’daki eylemleri, bu bölgede, özellikle Krasnodar, Ust-Labinsk, Slavyansk-on-Kuban, Anapa, Leningradskaya köylerinde Generalissimo’nun sayısız anıtıyla ölümsüz kılınmaya çalışıldı. Ust-Labinsk bölgesindeki bir köy, ortasında anıtı da bulunan komutanın ismini taşıyor.
Bu anıtların önemli bir kısmı, SSCB’nin çöküşünden sonra bugünkü Rusya döneminde kuruldu.
————————-
Lyubov Merenkova’nın https://www.kavkazr.com’ da yayınlanan haberinden özetlenmiştir.





