AYDINLIK PAÇAVRASININ YALAN ve İFTİRALARI

Aydınlık isimli bir paçavra var. Kendine seçtiği tek misyon fitne çıkartmak. Bu yüzden, bütün sol ve sağ gruplardan “soba tutuşturma kağıdı” muamelesi görüyor. Tirajı da bu muameleyle münasip. Medyajans’ın Ocak ayı raporunda belirtildiği üzere, satışta olan 30 gazete arasında günlük 2388 adet satışla 27. sırada; ki gazeteyi alanların tamamına yakınının da tüm medyayı takip etmeye çalışan Türkiye geneline yayılmış ulusal ve yerel medya kuruluşları ile bazı resmi kurumlar olduğundan hiç şüpheniz olmasın. Eh, belki 388 adet kadarını Vatan Partisi teşkilatları alıyordur.

Yani okuru ve ağırlığı olmayan, dikkate alınmaya değmez bir mevkute aslında. Ama yazılar kağıda bürününce gazete muamelesi görüyor maalesef. (Başka bir fasıl ama bu tirajla işletme ve imalat masraflarını nasıl karşıladıklarını da insan merak etmiyor değil.)
Etrafında toplanmış bir avuç görevli kişi, hiç kimseyi dinlemeyen, hiçbir şeyi beğenmeyen geçimsiz karakterler. Gazeteyi mevzi yapıp erdiklerine eriyor, eremediklerine taş atıyorlar. ABD ve CİA en büyük takıntıları. Beğenmedikleri hangi konu olursa olsun, sündürüp bir şekilde ABD ve CİA’ya bağlamakta pek mahirler(!).
Bunların bu tavrı bana çok eskiden yayınlanmış bir çikolata markasının tv reklamını hatırlatıyor. Takıntılı birine herhangi bir nesne gösterip soruyorlar, “Bu ne?” diye -ki kalem, kitap veya herhangi bir başka nesne- bu takıntılı karakterin cevabı hiç değişmiyor: “Şokomilk” ve arkasından ekliyor, “Hiç aklımdan çıkmıyor ki!”
Onun gibi, bu Aydınlıkçılar da dillerine sakız ettikleri sekiz on kelimeyle dünyadaki her hareketliliği izah etme başarısını(!) gösteriyorlar. Evet, “Avrasya”, “İran”, “Çin”, “Rusya”, “ABD”, “CİA”, “Atlantik”, “Cumhuriyet Devrimleri”, “Mustafa Kemal”… gibi sekiz on ismi dağarcıklarından çekip alın, inanın hiçbiri cümle kuramaz; durumları o kadar vahim yani. Kafaya taktıkları kişi ya da konuyu kanırtarak önce bu anahtar kelimelerden birisiyle irtibatlandırırlar, ondan sonra gelsin ezber cümleler. Anında yalanlardan bir kule örerler. Bir de üzerine, otobana ters yönden girmiş avanak şoför gibi herkesi ters yönde gitmekle suçlar, iyi cayırtı koparırlar.
Bu şekilde önlerine gelene kulp takarak kendilerine alan açacaklarını zannediyorlar ama 70 yıldır bir arpa boyu yol kat edebilmiş değiller. Düştükleri bataklıkta debelenip duruyorlar.
Kısacası, polemikten beslenen ve bundan haz alan, garip bir güruh. Hatta benim şu yazdıklarımdan bile gıdalanacaklarından şüphe yok.
***
İşte bu güruh geçtiğimiz günlerde, çıkarttıkları bu Aydınlık paçavrasında, Ekim ayında düzenlenecek “Çerkes Ulusal Meclisi”nin kuruluş toplantısı duyurusunu dillerine dolayarak ürettikleri “iftiranameyi” sayfalarına haber diye koydular.
Haber gazetede kalsa inanın cevap vermeye bile değmezdi, çünkü okuyanı olmayan bir gazete. Ama internet ortamına girince arama motoruna yazılacak bir anahtar kelime ile her an herkesin karşısına çıkabiliyor maalesef. Bu nedenle, aynı mecrada, arayanın bulabileceği “aynı gramajda” bir cevabi yazının da olması iyi olur düşüncesiyle kaleme sarıldık.
***
Gelelim bu paçavrada yer alan pespaye ifadelere…
Gazetenin bilgisiz, boş kafalı olduğu belli olan muhabiri açık kaynaklarda yer alan bir duyurudan bazı alıntılar yaptıktan sonra, “ÇERKES FED’in bu girişiminin Hollanda merkezli olması, yabancı devlet güdümlü Rusya karşıtı faaliyet yürütüp yürütmeyeceklerini akıllara getirdi.” diyor.
Görüyorsunuz mantığı? Boşuna boş kafalı demiyorum ben bunlara.
Bu gibi zırvalara “Karşındakini nasıl bilirsin? Kendim gibi” cevabını vermek kafi aslında ama manasını anlama kapasiteleri var mı acaba? “Yabancı devlet güdümünde hareket etme” tıyneti kendilerinde var ki karşılarındakilere kolayca yakıştırabiliyorlar.
Aslında kibrit ucuna sürülecek kadar aklı olan kimse bunların kurduğu bu cümleyi kurmaz. Bildiği bir şey olan, varsa delillerini ortaya kor ve erkek gibi yazar. Şüphe ettiği bir şey varsa araştırır, belgelendirir ve ondan sonra yazar. Biz de kendisine helal olsun deriz.
Gerçek gazetecilik de böyle icra edilir zaten.
Ne demek “akıllara getirdi”?
Boş atıp dolu tutmaya çalışmak ne zamandan beri gazetecilik oldu?
Aydınlıkçıların operasyon gazetecisi oldukları boşuna söylemiyorlarmış. Patronlarınca kendilerine verilen listede kırmızı işaretli bölgelere giren herkese saldırıp, açıkça operasyon çekiyorlar. Bunun için yalan, iftira, çamur v.b. her yolu da mübah görüyorlar.
***
Saptırdıkları olayların gerçeğine gelirsek…
Bir kere bu girişim Çerkes Fed’in tekil bir girişimi değil, değişik ülkelerde kurulmuş sivil toplum kuruluşlarının ortak bir girişimidir.
Ve Çerkes Fed’in hiçbir yabancı devletle bağı yoktur, o üzerine oturdukları kaynaklarından uyduruyorlar. Bir kez daha, bildikleri bir şey varsa adam gibi belgeleyerek yazmaya davet ediyoruz. Yazmıyorlarsa alçaktırlar.
***
Haberdeki diğer bir operasyon cümlesi: “Ukrayna’nın Kırımlı Milletvekili Abdulcemil Kırımoğlu ile sıksık bir araya gelen ÇERKES FED, Ukrayna ordusunda kurulacak Çerkes taburlarının Rusya’ya karşı savaşmasını savunan İbrahim Yağan’la da beraber etkinlikler düzenlemişti.”
Bu cümle de maksatlı ve sinsice.
Abdülcemil Kırımoğlu kim? Kırım Türklerinin lideri.
Terörist mi, kanun kaçağı mı, suçlu mu? Hayır.
Bir araya gelinmesinde mahzur var mı? Hayır.
Ama Aydınlıkçılar her şeye Rus penceresinden baktıkları için bu “hayır”ları “evet” olarak cevaplandırıyorlar tabii. Çünkü hepsi Dugin meczubunun talebeleri.
Biz ise şahıs ve olaylara Rus penceresinden bakmadığımız için, Kırımoğlu bizim için Tatar Halkının ulusal lideri, kahraman ve muhterem birisidir. Evet, aynı damdan düşen insanlar olarak Cemiloğlu ile birkaç kez görüştük, konuştuk, keşke daha çok fırsat bulsak da daha çok konuşup kendisinden istifade edebilsek. Bunda gocunacağımız hiçbir şey yok.
***
Çerkes Fed hakkında, “Ukrayna ordusunda kurulacak Çerkes taburlarının Rusya’ya karşı savaşmasını savunan İbrahim Yağan’la da beraber etkinlikler düzenlemişti” diyerek sinsice suyu bulandırmaya çalışıyorlar ama birlikte düzenlenen etkinliğin ne olduğunu yazmıyorlar. Çünkü böyle bir etkinlik yok fakat bunlarda iftira atma ahlaksızlığı tavan yapmış vaziyette. Niyetlerinin, Çerkes Fed’i, “Ukrayna ordusunda kurulacak Çerkes taburları…” cümlesindeki “savaş” çağrışımıyla irtibatlandırmak. Bir sonraki adımda ise bunu basamak yaparak terörizmle ilişkilendirip linç etmeye çalışacaklarından hiç şüpheniz olmasın.
Ne hinoğlu hindir bunlar.
***
Haberin göz attığımız buraya kadar olan kısmında Rusya’nın menfaatleri penceresinden bakarak vuruyorlardı. Ki bu, haberin “Le, Le, Le” faslıdır. İkinci bölümde ise “Lo, Lo, Lo” faslına geçiyorlar; yani CİA ile irtibatlandırarak vurma…
Diyor ki bu boş kafalı muhabir: “Aydınlık’ın Çerkes kuruluşlarını iyi tanıyan bir kaynağından edindiği bilgiye göre ÇERKES FED, Kafkas Dernekleri Federasyonu’nun (KAFFED) bölünmesiyle kuruldu.(…) Kaynaklar, ABD istihbarat örgütü CIA’nın Türkiye’deki Çerkesleri Rusya’ya karşı kışkırtmak için KAFFED’i böldüğünü aktardı. 2013’te kurulan ÇERKES FED’in CIA’nın yan kuruluşu Jamestown Vakfı’ndan da destek aldığı ileri sürüldü.”
Hezeyanlarını nasıl haber diye pazarlıyorlar görüyorsunuz…
Ama burada biraz duralım ve “Aydınlık’ın Çerkes kuruluşlarını iyi tanıyan bir kaynağından edindiği bilgiye göre…” lafzındaki kaynağa bir çift kelam edelim.
Ey kaynak kişi!
Varsa bildiğin bir şey çık meydana erkek gibi isminle yaz, belgelerini de ortaya koy.
Sütre gerisinden iftira atmak şerefli insanların işi değildir. Böyle yaptığına göre demek ki sen şerefsizlerin önde gidenlerinden birisin.
Adam olana bu söz yeter normalde, görelim bakalım adam mısın.
***
Gelelim masa başı habercisinin kulağına sufle edilen “Çerkes Fed’in, Kaffed’in bölünmesiyle kurulduğu” yalanına…
Yine kendilerini ispata davet edeceğiz. Hangi kurucu dernek Kaffed’den ayrılıp gelmiş de Çerkes Fed’in kurucularından olmuş, soruyoruz.
Bir cevabınız var mı? Yok.
Halbuki bunlar muğlak konular değil, somut cevapları açık kaynaklarda görülebilir. Oturup azıcık araştırsalar görecekler. Ama araştırma, yüreği titreyen, ahlaklı insanların tavrıdır. Bunlar da ise böyle hasletler yok.
Sonra biz Türkiye’deki Çerkesleri Rusya’ya karşı niye kışkırtalım? Neyin olup, neyin olamayacağını biz bilmiyor muyuz? Rusya’yı da Çerkesleri de tanımıyor muyuz?
Biz vatanımızı işgal ve kontrol altında tutan Rusya’ya tabii ki muhalifiz ve halklarımızın aleyhindeki tüm uygulamalarına da tabii ki karşıyız. Bu çok net. Ve bütün insanlar da bizi anlasın, konuyu bizim gördüğümüz gibi görsün, bizim yanımızda dursun ve adaletin tesisi için çalışsın istiyoruz tabii ki, bu da çok net. Ne yani, halklarımızı yok oluşa mahkûm etmiş bir zalime karşı çıkma hakkımız da mı yok? Bu tavrın kışkırtmayla ne alakası var? Bunun literatürdeki tanımı mağdur bir halkın hak ve adalet arayışıdır, meselesine sahip çıkmasıdır.
Ama bunlarda hak, hukuk, adalet diye bir kavram yer etmemiş. Varsa yoksa, ABD, CİA, Atlantik, Çin… Kelime hazineleri bunlardan ibaret. Bu yüzden vicdanları da artık çölde kalmış kemik parçaları gibi kurumuş.
Bu kurumuş vicdanın getirdiği bir sonuç olarak soykırımları da meşru görecek kadar alçalmış vaziyetteler. Muhabbetinden öldükleri Çin’in, Doğu Türkistan’da yaptığı zulmü, soykırımı örtbas etmek için atmadıkları takla yok. Bu tavırlarıyla zaten soykırımcılıkları tescilli. Çünkü BM Soykırım Kararı’nda, soykırım suçunun sadece insanları öldürerek değil, niyet etmek ve bu niyeti beyan etmekle dahi işlenmiş sayılacağı açıkça belirtiliyor. Bu derekeye düşmüş insanlardan vicdanlı bir duruş beklenebilir mi?
***
Bir diğer iftira cümlesi de “2013’te kurulan ÇERKES FED’in CIA’nın yan kuruluşu Jamestown Vakfı’ndan da destek aldığı ileri sürüldü.”
Hep aynı terane, aynı mantık: “İleri sürülmüş.”
Kim ileri sürmüş? Cevap yok.
Nasıl bir destek almış? Onun da cevabı yok.
Delil, ispat? Hiçbir şey yok!
CİA diye diye kafaları sütlaç olmuş, artık ne dediklerini de bilmiyorlar. Baktıkları her yerde CİA görüyorlar. Ahlaki değerleri on kelimenin ipoteğinde olan bu insanlara ne denilebilir ki? Birazcık akıl ve mantık olsa, anlatmak, aydınlatmak için gayret ederdik, ama yok. Ve işte burası da sözün bittiği yer oluyor.
Peki ne yapmak lazım?
Yapacak bir şey de yok.
Ancak zıvanadan çıkar, anladıkları dilden saydırabilirsiniz ama o da bize yakışmaz.
Çerkes Fed gerekli hukuki girişimlerde bulunuyor.
Ve “Zalimin hasmı Allah’tır.” Biz de kendilerini Allah’a havale edip, belalarını bulacakları günü bekleyeceğiz.

